Bursa'da bir avuç değiller, ancak yıllardır kent içihde kaderleriye başbaşa kaldılar!
Bursa'da bir avuç değiller, ancak yıllardır kent içihde kaderleriye başbaşa kaldılar!
| Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir |
|
Türkiye’nin 4. kentinde yaşanıyor, çağdaşlıktan da söz ediliyorsa, “engelli” hemşerilere, “kentin aynası” olarak bakmak gerekiyor.
Kentsel yönetimin anlayışı ve ufku, bir kent için “yerinde sayabilme” anlamına gelebileceği gibi, “çözüme koşar gibi yol alma” olacaktır. Engelli kitlesiyle ilgili çalışmalar, son günlerde Bursa’da sıklıkla konuşuluyor. Bu hemşerilerimizin kent ve yaşam koşullarını gözeten yeni adımlar duyuruluyor. Bursa Kent Konseyi’nce yapılan teklifin Bursa Valiliği’nce kabul edilmesi doğrultusunda, “engelli vatandaşların sosyal yaşamdan daha etkin ve rahat yararlanabilme” durumu, kent genelinde bir inceleme-değerlendirme sürecine alınacak. Bu görev de, Bursa Kent Konseyi Engelliler Meclisi’ce yürütülecek. Özürlüler Yasası’na göre, “Kamu kurum ve kuruluşlarına ait mevcut resmi yapılar, mevcut tüm yol, kaldırım, yaya geçidi, açık ve yeşil alanlar, spor alanları ve benzeri sosyal ve kültürel altyapı alanları ile gerçek ve tüzel kişiler tarafından yapılmış ve umuma açık hizmet veren her türlü yapılar bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren yedi yıl içinde özürlülerin erişilebilirliğine uygun duruma getirilir” hükmü,gündem ve takip altına alınıyor. Marmara Belediyeler Birliğiile Başbakanlık Özürlüler İdaresi Başkanlığı arasında yeni imzalanan protokolle de, “belediyelerce kamusal alanların engellilerin ulaşımına uygun hale getirilmesi” sağlanacak.” diye konuştu. Gelişmeler güzel, imzalar atılıyor. Peki… Engellilerin, toplum ortağı ve kentli bireyi olabilmelerine yönelik olarak, bir anayasa maddesi veya alt yasa ya da protokol imzaları şart mı? Hayır! Çünkü… Evrensel insani değerler, engelli insanları gözetebilmelerini sağlayan en temel riayet bütünlüğü kavramıdır. Bu değerleri unutmamak ve uygulamaya taşımak önemlidir. Bugün… Büyükşehir Belediyesibaşta olmak üzere, belediyelerin temel sorunlarından biri, teknik ve mali koşullar ve ilgili detayları değil, “denetim ve yaptırım zafiyeti” gerçeğidir. Bursa’nın en merkezinde, kentin iki yakasını birleştiren, geleneksel sosyal yaşam ve ticaretin bir mihenk noktasında olan Orhangazi Altgeçidi’nin durumu ortada… Tekerlekli sandalye kullanan bedensel engelli hemşeriler için hiçbir merdiveninde “rampa” yok, bedensel engeli olmayanlara “ayak bayağı” gerekçesiyle mi yok, acaba… Ayrıca diğer altgeçitler de, tartışmalı… Ulucami’nin avlusundaki nostaljik taşları söken anlayış, tarihi Kapalıçarşı’ya inen merdivende daha önce bulunan rampayı da sökmüştü. Ne anayasa ne yasa ne de protokol… Engelli hemşerilerin gözetilebilmesi için “empati” yapmak, bu kenti yönetenlerin, kendilerini bir an onların yerine koymaları gerekiyor. Büyükşehir Belediyesi’nin her gün adım attığı ve geçtiği yerlerde, bariz bir denetim ve yaptırım zafiyetini görmek, mümkün… Anayasaya, engelliler için güvence maddesi koyan hükümetin, aksine çelişkili uygulamalarına tanık ediliyor. Engelli vatandaşların zorunlu istihdamını öngören kota, özellikle de özel sektörde aşağıya çekilmek istenmiyor muydu? Kamu tarifelerinden ücretsiz yararlanmada, engelli oranında niye yükseltmelere gidiliyordu? Türkiye’de, sosyal devlet ilkesi varsa… Görmeyen, az gören… Duymayan, az duyan… Yürüyemeyen, az yürüyen… Niye gerekli olan araç ve gereçlerde temin sorunu yaşıyorlar. Engelliler açısından… Özellikle… Büyükşehir ve Osmangazi belediyelerine çağrı yapıyoruz! Engelli vatandaşların kentsel yaşam koşullarının yanı sıra, derneklerine verilen haklarda genel bir inceleme altına alınmalıdır. Kaç büfe, kiraya verildi, kaç liraya kiralandı? Varsa… Kaçı, 2.elden işletiliyor? Bu arada… Derneklerden, faaliyet raporu soruluyor mu? Ayrıca… “Engelli” gerekçesiyle kaç kişiye, kaç işporta izni verildi. Bu izinler, “İsteyen, istediği yere tezgah açar” özgürlüğü taşıyor mu? Amacına uygun mu yürüyor? Kaç yıldır, neredeyse aynı sorun ve beklentiler konuşuluyor. Kaldırıma, eski taşı söküp yeni taşları dizen belediyecilik anlayışı, engelli rampasına da yapmıyorsa, anayasa ve yasalar da yazıldığıyla protokoller de imzalandığıyla kalır. Kamuda gözetim ve denetim, istikrarlı çözüm ve uygulamalar yoksa, engellilerin kaderi de, “devlet eliyle” yazılmış olur. Dolayısıyla… Topumun “engelli” kitlesiyle ilgili konu bütünlüğü, hem hükümet ve belediyeler hem de bu kitlenin fertleri ve aileleriyle beraber, “Türkiye Gerçekleri” alt başlığıdır.
Kaynak: Bursa hakimiyet gazetesi |








